<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Filmyap</title>
	<atom:link href="https://www.filmyap.org/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.filmyap.org</link>
	<description>Bize Katıl</description>
	<lastBuildDate>Thu, 09 Oct 2025 08:26:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>

<image>
	<url>https://www.filmyap.org/wp-content/uploads/2024/11/cropped-Adsiz-tasarim-26-32x32.png</url>
	<title>Filmyap</title>
	<link>https://www.filmyap.org</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>MÜZİK VE EDEBİYATIN DÜETİ / KREUTZER SONAT</title>
		<link>https://www.filmyap.org/muzik-ve-edebiyatin-dueti-kreutzer-sonat/</link>
					<comments>https://www.filmyap.org/muzik-ve-edebiyatin-dueti-kreutzer-sonat/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Oct 2025 08:26:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.filmyap.org/?p=2857</guid>

					<description><![CDATA[Beethoven&#8217;ın&#160;notaları Tolstoy’un romanında nasıl&#160;bir&#160;silaha dönüştü?&#160;/&#160;Masumiyetini kaybeden bir sanat eseri&#160;lanetlenir mi?&#160;/&#160;Sanatın sınırsız gücü, içimizdeki en karanlık dürtüleri açığa çıkarır&#160;mı? Özetle:&#160;“Kreutzer&#160;Sonat” neden bu kadar önemli?&#160; Finans kökenli bir<span class="excerpt-hellip"> […]</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Beethoven&#8217;ın</strong><strong>&nbsp;notaları Tolstoy’un romanında nasıl&nbsp;</strong><strong>bir&nbsp;</strong><strong>silaha dönüştü?</strong><strong>&nbsp;/&nbsp;</strong><strong>Masumiyetini kaybeden bir sanat eseri&nbsp;</strong><strong>lanetlenir mi?</strong><strong>&nbsp;/&nbsp;</strong><strong>Sanatın sınırsız gücü, içimizdeki en karanlık dürtüleri açığa çıkarır</strong><strong>&nbsp;mı?</strong><strong></strong></p>



<p><strong>Özetle:</strong><strong>&nbsp;</strong><strong>“</strong><strong>Kreutzer</strong><strong>&nbsp;Sonat” neden bu kadar önemli?&nbsp;</strong></p>



<p>Finans kökenli bir yazar olarak edebiyat dünyasına ilk adımlarımı attığımda:</p>



<p>“<em>Rakamlarla yorduğum zihnimi sözcüklerle rahatlatmayı&nbsp;</em><em>hedefliyorum</em>,” diyerek gelecek planlarımın rotasını çizmiş, kendime bir yol haritası belirlemiştim.&nbsp;O gün bu gündür sözcüklerin yansıttığı&nbsp;güce&nbsp;teslim ettiğim ruhumun,&nbsp;deneyimlediğim dinginliğin kölesi&nbsp;olduğunu&nbsp;fark ettim.&nbsp;Şikâyetçi miyim?&nbsp;Elbette hayır…</p>



<p>Bütün bunların etkisinde kalarak:&nbsp;“<em>Sözcükler notalara benzer, ahenkle dans ettiklerinde dünyanın en güzel şarkısına dönüşebilirler!</em>” diye&nbsp;büyük laflar&nbsp;da&nbsp;etmiştim.</p>



<p>Elde ettiğim tecrübeleri&nbsp;cebime koyup&nbsp;yolculuğumu sürdürürken, geldiğim noktada isabetli&nbsp;davrandığımı&nbsp;görmek, kendi adıma doğru yolda olduğumu gösterdi bana.&nbsp;</p>



<p>Sizlere aktarmak istediğim konunun&nbsp;özneleri&nbsp;olan&nbsp;edebiyat,&nbsp;müzik ve&nbsp;diğer sanat&nbsp;dallarının&nbsp;etkileşimi&nbsp;özelinde “Kreutzer&nbsp;Sonat”ı&nbsp;’&nbsp;anlatmaya çalışacağım.&nbsp;Kreutzer&nbsp;Sonat”ı&nbsp;zirveye taşıyan müzik ve edebiyat olduğuna göre, bu iki sanat dalı arasındaki ilişkiye değinmek,başlangıç için en doğru adım olacaktır.&nbsp;</p>



<p>Sanatın önemli formlarından olan bu iki tür için&nbsp;dilin ritmi aynı derecede önemliyken&nbsp;birindesözcükler,&nbsp;diğerindeyse&nbsp;notalar&nbsp;ön plana çıkıyor.&nbsp;Her ne kadar farklı olsalar da&nbsp;sevgiyi, aşkı, öfkeyi, entrikayı,&nbsp;isyanı,&nbsp;hayatı ve birçok duyguyu içlerinde barındırıyorlar.&nbsp;</p>



<p>Müzik bu temaları doğrudan iletirken&nbsp;edebiyata duygusal bir alan açıyor,&nbsp;edebiyat&nbsp;ise&nbsp;müziğe&nbsp;farklı&nbsp;bir derinlik sunuyor…&nbsp;Edebiyat kendi ritmiyle müziğe kapılarını sonuna kadar açarken,müzik,&nbsp;kelimelerin gücüyle sanata altın vuruşunu&nbsp;yapıyor.</p>



<p>Shakespeare’in, Puccini’nin ve daha birçok&nbsp;tiyatro metninin yanında&nbsp;romanlar, şiirler&nbsp;de&nbsp;müzikallerin&nbsp;temellerini oluşturuyor. Senfonik şiirleri de unutmamak gerekiyor&nbsp;elbette.</p>



<p>Beethoven&#8217;ın&nbsp;eseri “Kreutzer&nbsp;Sonat”,&nbsp;ortaya çıktığı dönemde&nbsp;keman-piyano sonatı türünde gerçek bir devrim yaratmıştı. Bu devrimin en önemli nedeni&nbsp;de&nbsp;keman ve piyanoda&nbsp;rollerineşitlenmiş olmasıydı.&nbsp;Alışılagelmiş keman sonatlarında piyano kemana eşlik ederken,Kreutzer&nbsp;Sonat iki enstrümanı yan yana getirerek onları bir bütünün iki eşit parçasına dönüştürmüştü. Geleneksel anlayışı kökten değiştiren bu durum, eserin&nbsp;dramatik&nbsp;boyuttaderinleşmesine neden oldu. Bu haliyle hem piyano hem de keman açısından teknik olarak dönemin en zorlu eseri olarak kabul edildi.&nbsp;</p>



<p>Sadece teknik anlamda değil, süresinin uzun olmasıyla da dikkat çekmişti.&nbsp;Standart dışı&nbsp;olarak görülen&nbsp;bu uzunluk, eserin içerdiği dramatik yapının derinleşmesine&nbsp;neden olurken&nbsp;keman-piyano sonatı türünü bambaşka bir boyuta taşıdı.&nbsp;</p>



<p>Beethoven&nbsp;Kreutzer&nbsp;Sonat&#8217;ı, prömiyerini yaptığı&nbsp;Bridgetower&#8217;a&nbsp;adamış&nbsp;ancak&nbsp;aralarında&nbsp;bir tartışma yaşandıktan sonra&nbsp;ithafından vazgeçmişti. Bu defa, eserin popüler olabileceği düşüncesiyle&nbsp;ünlü&nbsp;Fransız kemancı, besteci&nbsp;Radolphe&nbsp;Kreutzer&#8217; a yönelerek sonatı kendisine adadı. Fakat&nbsp;ünlü kemancı bu eseri hiçbir zaman çalmadı.&nbsp;Bütün bunlara rağmen,Beethoven&#8217;ın&nbsp;Almanya’daki evinde&nbsp;bulunan&nbsp;Kreutzer&nbsp;Sonat&#8217;ın el yazmasının hitap kısmında,&nbsp;<em>&#8221;Sonata&nbsp;</em><em>mulattica</em><em>&nbsp;</em><em>composta</em><em>&nbsp;</em><em>per</em><em>&nbsp;il&nbsp;</em><em>Mulatto</em><em>&nbsp;</em><em>Brischdauer</em><em>&nbsp;</em><em>gran</em><em>&nbsp;</em><em>Pazzo</em><em>&nbsp;e&nbsp;</em><em>compositore</em><em>&nbsp;</em><em>mulattico</em>&#8221; yazıyordu. Yani:&nbsp;<em>&#8221;Büyük soytarı, çılgın ve melez besteci&nbsp;</em><em>Bridgetower</em><em>&nbsp;için yazılmıştır</em>” diyordu…</p>



<p>Kreutzer&nbsp;Sonat&nbsp;hem&nbsp;müzik camiasını&nbsp;hem de&nbsp;diğer sanatsal formları uzun süre etkisi altında bırakmaya devam etti. Bunların içinde en çok iz bırakanı,&nbsp;Tolstoy&#8217;un 1889&nbsp;yılında&nbsp;yayımlamış olduğu&nbsp;aynı adlı&nbsp;eseriydi.&nbsp;Bu uzun öykü, toplumun ahlak kurallarını sarsacak nitelikteydi. İşte tam da bu nedenle edebi dünyada infial yarattığı için “edebiyat devrimi” olarak kabul edildi.&nbsp;</p>



<p>Eser, dönemin evlilik kurumunu, aşk, cinsellik gibi hassas konuları son derece dürüst bir bakış açısıyla ele alıyordu.&nbsp;Başkahraman&nbsp;Pozdnişev&#8217;in&nbsp;ağzından&nbsp;verdiği mesajlarla&nbsp;evliliğin yasal seks olduğunu, sevgi yerine şehvete dayanan bir kurumdan başka bir şey olmadığını&nbsp;iddia ediyordu&nbsp;Tolstoy.&nbsp;Bu durumun kadınları köleleştirdiğini söylerken&nbsp;toplumun ahlak anlayışını&nbsp;da&nbsp;katı bir şekilde sorguluyordu.&nbsp;Romantik aşkın şehir efsanesi olduğunu öne sürerek büyük bir tabunun yıkılmasına da&nbsp;sebep oldu aynı zamanda.</p>



<p>Kıskançlık kriziyle&nbsp;karısını öldüren&nbsp;Pozdnişev&#8217;in&nbsp;işlediği suça rağmen,&nbsp;beraat etmesi üzerinden toplumsal ikiyüzlülüğü sorguluyordu.&nbsp;Aslında&nbsp;Pozdnişev, kadınlara cinsel dürtülerle yaklaşan her erkeğin karısını öldürdüğü inancındaydı. Şöyle diyordu:&nbsp;</p>



<p>“<em>Mahkemede bana karımı neyle, nasıl öldürdüğümü soruyorlar. Aptallar! O zaman&nbsp;</em><em>5</em><em>&nbsp;</em><em>E</em><em>kim</em><em>’</em><em>de onu bıçakla öldürdüm sanıyorlar. Ben onu o zaman değil çok daha önce öldürdüm. Tıpkı şimdi herkesin, herkesin öldürdüğü gibi</em>.”&nbsp;</p>



<p>Ona göre cinsel&nbsp;bir&nbsp;obje olarak görülen kadın zaten ölüydü. Bedeninin ortadan kaldırılmasıherhangi bir şey ifade etmiyordu.&nbsp;Kendi cinselliğinden utanç duyan kadın, erkeğin namusunu saklamakla,&nbsp;erkek ise şerefi için kadının namus bekçiliğini yapmakla yükümlüydü.&nbsp;Ataerkil toplum düzeninde, işlediği suçun&nbsp;çıktısı&nbsp;namus davası olarak görüldüğü&nbsp;için ceza almamıştıPozdnişev.</p>



<p>“<em>Karımı, haysiyetimin ayaklar altına alınması sonucunda geçirdiğim büyük bir öfke nöbeti esnasında öldürdüğüme karar verildi,”&nbsp;</em>diyordu.&nbsp;</p>



<p>Tolstoy başkahramanı aracılığıyla kadına&nbsp;bakış açısını&nbsp;açık bir şekilde yansıtıyordu okura.&nbsp;Pozdnişev&nbsp;öyküde karısının adını bir kez bile zikretmiyordu.&nbsp;İsminin&nbsp;geçmesi gereken&nbsp;durumlarda&nbsp;karısından “o” diye bahsederek,&nbsp;kadını yok sayıyordu.&nbsp;Trendeki kadın kahramanıise nihilizmi savunan soytarının teki&nbsp;olarak görüyordu.</p>



<p>Aile kavramını eserlerinde işlemeye özen gösteren Tolstoy,&nbsp;cinsellik konusunda farklı&nbsp;fikirlere&nbsp;sahipti. Birtakım düşüncelerin etkisinde kalarak,&nbsp;üremek için bile olsa,&nbsp;cinsel ilişki yaşanmaması gerektiğini savunuyordu. Fakat bu fikirlere sahip birinin on üç çocuğu olması ilginç bir tezat yaratıyordu.&nbsp;</p>



<p>Aslında ona bütün bunları düşündüren,&nbsp;toplumsal dejenerasyon kaygısıydı. Geleneksel toplum yapısının kaybolmasından&nbsp;endişe&nbsp;ederken,&nbsp;-ataerkil sistemin işlemesi adına-&nbsp;eserlerinde üzerine düşeni fazlasıyla yapıyordu.&nbsp;Kadını kurban ettiği eserlerinde geleneksel değerlerin yitimini&nbsp;yine&nbsp;kadın üzerinden tanımlıyordu.&nbsp;Anna&nbsp;Karanina&nbsp;romanındaki&nbsp;Anna&nbsp;karakteri,&nbsp;evli bir kadın olmasına rağmen&nbsp;yasak&nbsp;aşkının peşinden giderek aile kavramını yerle bir eder. Sonu ölümdür… Şeytan adlı öyküsünde de cinselliğini özgürce yaşamak isteyen kadın karakter ‘şeytan’ olarak görülüp,&nbsp;bir erkek tarafından öldürülür. Bu örneklere bakıldığında Tolstoy’unroman kahramanları&nbsp;olan&nbsp;kadınların&nbsp;ölümleri, sembolik de olsa cinselliğin ölümüne sebep oluyordu.</p>



<p>Ona göre sadece özgürleşmek isteyen kadın figürü değil,&nbsp;modernizm&nbsp;de geleneksel yaşamın katiliydi. Eserlerinde yer verdiği trenler,&nbsp;modernizmin&nbsp;yol açacağı felaketleri simgeliyordu.Anna&nbsp;Karanina’nın&nbsp;ölümü, kadını felakete sürükleyen&nbsp;modernizmin&nbsp;eleştirisi, tren ise bunun simgesiydi.&nbsp;Kreutzer&nbsp;Sonat’ın da tren yolculuğunda geçen bir hikâye olması tesadüf değil, Tolstoy’un vermek istediği mesajın bir parçasıydı.</p>



<p>Öyküdeki her kahramanın&nbsp;toplumsal bir prototipi simgelediğini de unutmayalım: Bir tren kompartımanında sohbet eden grubun içindeki kadın kahraman nihilist kadınların, avukat çağdaş erkeğin, yaşlı tüccar ise eski kafalı bir erkeğin sembolü olarak çıkıyor karşımıza.&nbsp;Pozdnişev&nbsp;karakteriyse,&nbsp;ataerkil bir ortamda yetişen ancak yeniliklere ayak uyduramayan bir adamı simgeliyor.&nbsp;Başkahramanın karısı da dahil olmak üzere öyküdeki kadınlar&nbsp;özne değil,geleneksel yaşamın içinde sıkışıp kalan bir nesne olarak resmediliyorlar&nbsp;eserde.&nbsp;</p>



<p>Rus realizminin sınırlarını zorlayan Tolstoy, toplumdaki ahlaki çürüme ve insan ruhunda yaşanan iç çatışmaları gözler önüne seriyor&nbsp;aynı zamanda.&nbsp;Hal böyle olunca eser,&nbsp;Rus toplumunda ve Çarlık sarayında büyük bir tepkiyle karşılanarak uzun süre yasaklandı.&nbsp;Yayımlandığındaysa, toplumu ahlaksızlığa&nbsp;yönelttiği&nbsp;için suçlanmış, kilise Çar’a mektup yazarak Tolstoy’un cezalandırılmasını istemişti.&nbsp;İşte bu durum,&nbsp;Tolstoy’un&nbsp;Rus Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesinin ayak sesleri olmuştu. Sırf öykü okunmasın diye&nbsp;Amerika’da&nbsp;Ulusal Posta Servisi, eseri tefrika eden gazetelerin dağıtımını engelledi.&nbsp;Theodore Roosevelt, Tolstoy’un ahlaki bir sapık olduğunu söylerken kadın&nbsp;dernekleri&nbsp;bu esere karşı&nbsp;ayaklandı.&nbsp;</p>



<p>Tepkiler sadece bununla da kalmadı; eser, çağdaşı&nbsp;yazarlardan da olumsuz geri dönüşler aldı. Hatta Gogol,&nbsp;Gorky,&nbsp;Dostoyevsky,&nbsp;Turgenyev&nbsp;gibi birçok Rus yazarın hikâyelerini İngilizceye çeviren Amerikalı tercüman&nbsp;Isabel&nbsp;Hapgood, Tolstoy’un kahramanını aile yaşantısına uygun&nbsp;olmadığı&nbsp;nedeniyle eleştirdi. Fakat tercüman,&nbsp;1890 yılında&nbsp;bu uzun&nbsp;öyküyütercüme etti.&nbsp;Tolstoy’un hikâyesini okuyan&nbsp;Anton&nbsp;Çehov&nbsp;da Tolstoy’un&nbsp;aşk, evlilik ve aileyle&nbsp;ilgili&nbsp;fikirlerine&nbsp;şiddetle&nbsp;karşı&nbsp;çıktı.&nbsp;Yine de&nbsp;bütün bunlara rağmen:</p>



<p>“<em>Ancak bu eksiklikler, rüzgârda uçuşan tüyler gibidir; hikâyenin genelinde onlar hiç fark edilmez, fark etseniz bile, sadece izlerden arınmamış, kusurlu insanların tüm bunların mevcudiyetinden kaçınmadığı için yalnızca rahatsız olursunuz</em>!” diyordu Çehov.&nbsp;&nbsp;</p>



<p>Tolstoy,&nbsp;Kreutzer&nbsp;Sonat öyküsünde&nbsp;<em>anlat</em><em>mak istediği</em><em>&nbsp;şeyin tam olarak ne olduğunu</em><em>açıklaması</em>&nbsp;yönünde&nbsp;epey bir baskıya maruz kalmıştı.&nbsp;Bunun üzerine,&nbsp;“<em>Yazarın Romana&nbsp;</em><em>D</em><em>air Yazısı</em>” şeklinde bir savunma metni&nbsp;hazırlayarak kitabın son sayfasına aldı. Buraya kadar anlattıklarımın ışığında şunları söyleyebiliriz:</p>



<p>Tolstoy yaşadığı çağda kendi toplumunun kalıplarını kırarak&nbsp;sosyal&nbsp;sınırları zorlamış,&nbsp;sanatsal yaklaşım konusunda&nbsp;Beethoven&nbsp;ile&nbsp;yolları kesişerek onunla aynı kaderi paylaşmıştı.&nbsp;Anakarakteri&nbsp;Pozdnişev&#8217;in&nbsp;ağzından şunları yazıyordu&nbsp;Tolstoy:</p>



<p>&#8220;<em>Müzik, kendimi unutturuyor, gerçek konumum beni başka bir yere götürüyor, benim olmayan bir konuma müziğin etkisi altında hissetmediğim şeyleri hissettiğimi&nbsp;</em><em>sanıyorum</em><em>&nbsp;ve anlamadığım şeyleri anladığımı zannediyorum</em>!”</p>



<p>Bu&nbsp;da&nbsp;bize gösteriyor ki&nbsp;Tolstoy,&nbsp;müziği&nbsp;sanatın zararlı bir boyutu&nbsp;olarak&nbsp;ele alıyordu.&nbsp;Birgörüşe göre bu önermenin kökleri&nbsp;Sokratesçi&nbsp;düşünceye kadar uzanıyordu.&nbsp;Sokrates’in&nbsp;üremenin gerçekleşmesi dışındaki&nbsp;cinsellikten uzak durulması gerektiğine dair görüşü&nbsp;de&nbsp;Pozdnişev&nbsp;ile farklı&nbsp;bir&nbsp;boyuta taşınıyor,&nbsp;Schopenhauerci&nbsp;bir&nbsp;anlayışa bürünüyordu. Üremek için bile olsa cinsellikten uzak durulmalıydı.</p>



<p>Dolayısıyla, tutku ve duyguları harekete geçirdiği&nbsp;düşünülen&nbsp;müzik, hipnoz&nbsp;etkisi&nbsp;yaratarak insanın&nbsp;isteklerine yenik düşmesine sebep oluyordu.&nbsp;Tolstoy’a göre&nbsp;müzik,&nbsp;arzuları harekete geçiren&nbsp;bir sanat&nbsp;türüydü ve&nbsp;kontrol altında tutulması&nbsp;gerekiyordu.&nbsp;Pozdnişev&nbsp;aracılığıyla da&nbsp;bunu açıkça dile getiriyordu:</p>



<p>“<em>Çin’de müzik devlet işidir. Öyle olmalıdır zaten. İsteyen herkesin başka birini ya da başka bir sürü insanı hipnotize etmesine, daha sonra da bu insanlara istediğini yapmasına izin verilebilir mi</em>?”</p>



<p>Tolstoy&nbsp;tepki çeken&nbsp;öyküsünü iki yılda bitirirken dokuz kez düzeltme yapmıştı. Hikâyenin&nbsp;kahramanı&nbsp;Pozdnişev,&nbsp;bir trende aşk hakkında yapılan bir konuşmaya dâhil olup erkeklerin kadınlar hakkındaki olumsuz davranışlarına dair söylemlerde bulunuyordu. Kendi evliliğinde yaşadığı olumsuzlukları anlatırken,&nbsp;evliliğin ne kadar gereksiz&nbsp;bir kurum&nbsp;olduğundan bahsediyordu.&nbsp;</p>



<p>Karısı bir kemancıya hayrandı ve&nbsp;âşığıyla&nbsp;birlikte&nbsp;Beethoven’ın&nbsp;Kreutzer&nbsp;Sonatı’nıçalıyorlardı.&nbsp;İkisinin yakınlaşmasından şüphelenerek geçici bir süreliğine evden ayrıldı. Bir süre sonra tekrar eve döndüğünde onları birlikte gördü. Müzisyen evden kaçarken, karısı&nbsp;Pozdnişev’in&nbsp;hançer darbelerine maruz kalarak hayatını kaybetti.&nbsp;</p>



<p>Öykünün ana temasındaki unsurların müzikal zevk, cinsel arzu ve şiddetli kıskançlıkolduğunu söyleyebiliriz. Tolstoy öyküde kahramanı aracılığıyla şu mesajı veriyordu:&nbsp;</p>



<p>&#8220;<em>Onlar,&nbsp;</em><em>Beethoven’ın</em><em>&nbsp;</em><em>Kreutzer</em><em>&nbsp;</em><em>S</em><em>onatı</em><em>’</em><em>nı</em><em>&nbsp;çalıyorlardı. İlk prestoyu biliyor musun? Biliyor musun?</em>” diye haykırdı.&nbsp;<em>&#8221;Bu! … Korkunç bir şey bu sonat&#8230; Genelde de korkunç bir müziktir. &#8230; Bu, bu müzik, müziği besteleyen kişinin ruh haline doğrudan götürüyor beni.&nbsp;</em><em>Kreutzer</em><em>sonatını yazan kişi</em><em>&#8211;</em><em>&nbsp;Beethoven</em><em>&#8211;</em><em>, neden bu ruh halinde olduğunu biliyordu… İşte bu yüzden müzik bazen o denli korkunç oluyor ve insanı derinden&nbsp;</em><em>etkiliyordu</em><em>.</em>”</p>



<p>Aslına bakarsanız&nbsp;Tolstoy’un biyografi yazarı&nbsp;Pavel&nbsp;İvanovich&nbsp;Biryukov’a&nbsp;göre,&nbsp;Tolstoy bir gece evinde çalınan&nbsp;Beethoven’ın&nbsp;Kreutzer&nbsp;Sonat’ı&nbsp;sonrasında eşinin&nbsp;(kemancıyla)&nbsp;ihanetiyle sarsılmıştı.&nbsp;Tolstoy günlüğüne şöyle yazmıştı:&nbsp;</p>



<p>“<em>D</em><em>oğrusunu söylemek gerekirse&nbsp;</em><em>‘</em><em>Kreutzer</em><em>&nbsp;</em><em>Sonatı&#8217;nın</em><em>’</em><em>&nbsp;duyguları, kadınların cinsel gereksinimlerinin depresif hali hakkında, komik bir dille ve harika bir içerikle mektup yazan Slav bir kadına aittir</em><em>!</em>”&nbsp;&nbsp;</p>



<p>Tolstoy’un sonatı eşi tarafından da tepkiyle karşılandı. Günlüğünde şöyle diyordu kadın:</p>



<p><em>“</em><em>Tüm kalbimle bu hikâyenin benim için yazıldığını hissettim. Bu beni yaraladı…</em><em>&nbsp;</em><em>Tüm dünyanın gözü önünde beni aşağılayar</em><em>a</em><em>k aramızdaki aşkı mahvetti.”</em>&nbsp;&nbsp;</p>



<p>Beethoven&#8217;ın&nbsp;Kreutzer&nbsp;Sonatı’nın&nbsp;etkisi sadece edebiyat&nbsp;alanıyla&nbsp;sınırlı kalmadı; bu eser birçok sanatçıya ilham vererek sanatlar arası etkileşimi tetikledi. Önce&nbsp;Tolstoy&#8217;a ilham kaynağı oldu,&nbsp;ardından da&nbsp;Tolstoy&#8217;un eseri Çek besteci&nbsp;Leoš&nbsp;Janáček&#8217;in&nbsp;&#8220;Kreutzer&nbsp;Sonat&#8221; adlı Yaylı Çalgılar Dörtlüsü&#8217;ne… Bununla da kalmadı&nbsp;elbette;&nbsp;film, tiyatro oyunları ve resme&nbsp;de sıçradı ilham perileri.&nbsp;</p>



<p>Ressam Rene-Xavier&nbsp;Prinet&#8217;in&nbsp;1901’de bitirdiği &#8221;Kreutzer&nbsp;Sonat&#8221;adlı&nbsp;tablosu, tıpkı müzik ve edebiyatta olduğu gibi kendi alanında yankı uyandırdı.&nbsp;Beethoven’ın&nbsp;sonatın birinci bölümünde dinleyiciye&nbsp;hissettirdiği&nbsp;kargaşa ve karışıklığı tuvaline yansıtmayı başaran&nbsp;Prinet, Kemancı&nbsp;Trukachevsky&nbsp;ve&nbsp;Pozdnyshev&#8217;ın&nbsp;piyanist eşinin öpüşme sahnesini aynı güçlü duygularla yorumluyordu. 1901 yılında ilk defa Paris,&nbsp;Munich&nbsp;ve Stuttgart da sergilenen tablo Bavyera prensi tarafından satın alındı.&nbsp;</p>



<p>“Kreutzer&nbsp;Sonat” elbette hızını alamadı. Sanatın her alanına yayılmak gibi bir misyonu vardı&nbsp;âdeta.&nbsp;1956’da Fransız yapımı bir film olarak çıktı karşımıza. Filmin yönetmeni ‘Eric&nbsp;Rohmeraynı zamanda oyuncu olarak yer almıştı yapımda. Jean-&nbsp;Claude&nbsp;Brialy&nbsp;ve&nbsp;Françoise&nbsp;Martinellifilmin diğer oyuncularıydı.&nbsp;Örnek verebileceğim bir diğer yapıt ise yönetmenliğini&nbsp;SofiyaMilkina&nbsp;ve&nbsp;Mikhail&nbsp;Shvejtser&nbsp;olan Rus yapımı bir filmdi.&nbsp;Kreytserova&nbsp;Sonata&nbsp;adlı yapıttaOleg&nbsp;Yankovski,&nbsp;Aleksandr&nbsp;Trofimov&nbsp;ve&nbsp;Irina&nbsp;Seleznyova&nbsp;adlı oyuncular&nbsp;yer alıyor.</p>



<p>Sanatın her alanında deprem etkisi yaratarak&nbsp;ilham perilerini ateşleyen kahramanlara yeniden dönecek olursam;&nbsp;Beethoven da Tolstoy da&nbsp;&#8221;Kreutzer&nbsp;Sonat”&nbsp;adlı&nbsp;eserlerinde insan ruhunu derinlemesine incelerken,&nbsp;kendi alanlarında bilinçdışı korku ve arzuları&nbsp;hem okuyucu hem de dinleyiciyle&nbsp;yüzleştirmeyi başarmışlardı. Edebi ve müzikal anlamda gerçekleştirilen bu yüzleşme,&nbsp;yaşadıkları çağı aşarak darbeye dönüştü.&nbsp;</p>



<p>Bu darbe diğer sanat dallarına da sıçradı…</p>



<p>Sonra ne mi oldu?</p>



<p>DEVRİM!</p>



<p><strong>Aşkın Zengin Akkuş</strong></p>



<p>Sosyolog &amp; Yazar</p>



<p>Kaynakça</p>



<p>*&nbsp;Karabacak, E. /&nbsp;An&nbsp;analysis&nbsp;of&nbsp;Lev&nbsp;Tolstoy’s&nbsp;Story&nbsp;Kreutzer&nbsp;Sonata in&nbsp;the&nbsp;context&nbsp;of feminist&nbsp;criticism&nbsp;theory&nbsp;/&nbsp;Karabacak, E.</p>



<p>*&nbsp;Yağmur Üçüz /&nbsp;Cinselliğin Metafiziği&nbsp;Feminist edebiyat eleştirisi bağlamında&nbsp;Lev&nbsp;Tolstoy’un&nbsp;Kreutzer&nbsp;Sonat adlı uzun öyküsü üzerine bir inceleme</p>



<p>*&nbsp;VAKANÜVİS- Uluslararası Tarih Araştırmaları Dergisi/ International&nbsp;Journal&nbsp;of&nbsp;Historical</p>



<p>*&nbsp;Lev&nbsp;Nikolayeviç&nbsp;Tolstoy &#8211;&nbsp;Kreutzer&nbsp;Sonat &#8211; &nbsp;İş Bankası Yayınla</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.filmyap.org/muzik-ve-edebiyatin-dueti-kreutzer-sonat/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>KONU: Diziler ve Filmlerde Halkla İlişkiler Mesleği ve PR’cı Tanımı Hakkında</title>
		<link>https://www.filmyap.org/konu-diziler-ve-filmlerde-halkla-iliskiler-meslegi-ve-prci-tanimi-hakkinda/</link>
					<comments>https://www.filmyap.org/konu-diziler-ve-filmlerde-halkla-iliskiler-meslegi-ve-prci-tanimi-hakkinda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Sep 2025 13:13:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.filmyap.org/?p=2852</guid>

					<description><![CDATA[Sayın Senaryo Yazarları ve Yapımcılar,&#160;Yönetmenler, Sinema Meslek Kuruluşları ve Tüm Sinema Yaratıcıları 53 yıldır ülkemizde halkla ilişkiler mesleğinin gelişimi, etik değerleri ve itibarı için çalışan Türkiye<span class="excerpt-hellip"> […]</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>Sayın Senaryo Yazarları ve Yapımcılar,</strong><strong>&nbsp;Yönetmenler, Sinema Meslek Kuruluşları ve Tüm Sinema Yaratıcıları</strong></p>



<p>53 yıldır ülkemizde halkla ilişkiler mesleğinin gelişimi, etik değerleri ve itibarı için çalışan Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD) olarak, yapımlarınızda/ dizilerinizde yer alan meslek temsiliyle ilgili bir hususu dikkatinize sunmak isteriz.</p>



<p>Öncelikle ekranlar aracılığıyla izleyiciye sunduğunuz hikayeler için teşekkür ederiz. Diziler ve filmler, izleyicilere sadece eğlence sunmakla kalmaz; aynı zamanda toplumsal farkındalık yaratır, kültürel değerleri aktarır ve meslekler hakkında bilinç oluşturmada önemli rol oynar.&nbsp;Halkla ilişkiler mesleğinin doğru ve stratejik biçimde temsil edilmesi izleyicilerin mesleği anlaması ve takdir etmesi açısından son derece değerlidir.&nbsp;Bu nedenle halkla ilişkiler&nbsp;ve iletişim yönetimi&nbsp;mesleği ve&nbsp;halkla ilişkiler ve iletişim&nbsp;yönetimiprofesyonellerinin işlevleri hakkında doğru ve kapsamlı bir bilgi paylaşımı büyük önem taşımaktadır.</p>



<p>Halkla ilişkiler, kurum ve markalar ile kamu arasında güvene dayalı iletişim köprüleri kuran ve kurumsal itibarın yönetilmesini sağlayan stratejik bir yönetim fonksiyonudur.&nbsp;Fakat dizilerimizde&nbsp;“halkla ilişkiler uzmanı” yerine “PR&#8217;cı”&nbsp;gibi&nbsp;küçültücü ve mesleğin profesyonelliğini gölgeleyen ifadelerin kullanıldığını üzülerek gözlemledik.&nbsp;<strong>Halkla İlişkiler ve İletişim Profesyonelleri</strong>&nbsp;“PR’cı” olarak tanımlanamaz; iletişim danışmanı, halkla ilişkiler&nbsp;sorumlusu/uzmanı/direktörü, kurumsal iletişim sorumlusu/uzmanı/direktörü, medya ve içerik stratejisti, kriz&nbsp;iletişimi&nbsp;yöneticisi veya kurumsal sosyal sorumluluk&nbsp;/sürdürülebilik&nbsp;koordinatörü&nbsp;gibi farklı&nbsp;unvan ve&nbsp;rollerle&nbsp;görevler&nbsp;üstlenirler.&nbsp;Meslek; güven&nbsp;ve itibar yönetimi, kriz&nbsp;iletişimi&nbsp;yönetimi, medya ilişkileri,&nbsp;iletişim stratejilerinin planlanması ve uygulanması,&nbsp;dijital iletişim,&nbsp;etkinlik ve proje yönetimi gibi geniş bir yelpazede&nbsp;çok katmanlı&nbsp;sorumluluklar içerir.&nbsp;Günümüzde halkla ilişkiler ve iletişim yönetimi stratejik bir yönetim fonksiyonu&nbsp;olarak konumlanmaktadır. Bu da bir şirketin&nbsp;olmazsa olmaz&nbsp;iş&nbsp;modelinin&nbsp;yapı taşlarından biridir.</p>



<p>“PR’cı” ifadesi günlük kullanımda sıkça görülse&nbsp;de&nbsp;mesleğin resmi veya profesyonel tanımı açısından doğru değildir.&nbsp;Türkçe’de İngilizce&nbsp;adı&nbsp;<strong>Public Relations</strong>&nbsp;kısaltması&nbsp;olan&nbsp;<strong>PR</strong>sonuna&nbsp;<strong>-cı</strong>&nbsp;eklenerek ortaya çıkan yeni ifade&nbsp;ile&nbsp;<strong>itibar</strong>&nbsp;yöneten mesleğimizin itibarı&nbsp;zedelenmektedir. &nbsp;</p>



<p><strong>Doğru ve profesyonel kullanım:</strong>&nbsp;“Halkla İlişkiler ve İletişim Profesyoneli “,&nbsp;“Halkla&nbsp;İlişkiler&nbsp;Uzmanı”, “İletişim Profesyoneli, “İletişim Danışmanı”, “Kurumsal İletişim Lideri”, “Halkla İlişkiler&nbsp;ve&nbsp;İletişim Yönetimi&nbsp;Danışmanı”&nbsp;gibi ifadeler tercih edilmelidir.</p>



<p><strong>“PR’cı” kullanımı:</strong>&nbsp;Daha çok gündelik konuşmalarda kullanılsa da&nbsp;mesleğin stratejik ve profesyonel yönünü yansıtmaz.&nbsp;Dolayısıyla mesleğimizin uygulama alanlarında böyle bir kullanım yoktur. Sektörel terminolojide PR ajansı, PR uzmanı gibi tanımlar kullanılsa da&nbsp;yarısı Türkçe yarısı İngilizce olan bu kullanımlar hatalıdır,&nbsp;doğrusu Türkçe&nbsp;mesleki ifadelerin&nbsp;kullanımıdır.</p>



<p>Ekranlarda&nbsp;Halkla İlişkiler ve İletişim Profesyoneli&nbsp;görevinde olan&nbsp;karakterleri zaman zaman karalama kampanyaları yapan ya da bir danışma görevlisi, yalnızca “basın bülteni hazırlayan kişi” veya tek yönlü tanıtım uzmanı gibi klişe rollerle sunulmaktadır. Oysa bir Halkla İlişkiler&nbsp;ve İletişim Profesyoneli; stratejik düşünme, analiz, yaratıcı çözüm üretme ve kriz anlarında hızlı, etkili karar alma yetkinliklerini bir arada kullanır. Kurum veya markanın halkla ilişkilerini yönetmek,&nbsp;kurum sözcüleri, liderler ve yöneticilerin iletişimi dahil&nbsp;görünür ve görünmez pek çok çalışmayı organize etmek&nbsp;halkla ilişkiler disiplini ve biliminin&nbsp;temel işlevlerindendir.</p>



<p>Halkla ilişkiler mesleği, yalnızca kurumların iletişimini yönetmekle kalmaz,&nbsp;doğru ve stratejik uygulamalarla topluma değer katarken, sürdürülebilirlik ve&nbsp;kurumsal&nbsp;sorumluluk&nbsp;yönetimi çalışmaları&nbsp;aracılığıyla gezegene de olumlu etkiler&nbsp;yaratmaktadır.&nbsp;Halkla&nbsp;İlişkiler&nbsp;ve&nbsp;İletişim Yönetimi Profesyonelleri&nbsp;çevresel farkındalık, toplumsal bilinç ve sürdürülebilir uygulamaları destekleyen projeleri hayata&nbsp;geçirerek&nbsp;hem toplumların hem de gezegenin yararına katkıda bulunur.</p>



<p><strong>“Mesleğimizin doğru konumlanması ve toplumda anlaşılır bir şekilde temsil edilmesi adına sizlere destek olmaktan memnuniyet duyacağımızı belirtmek isteriz.”</strong></p>



<p>Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD) olarak, halkla ilişkiler mesleğinin standartlarını yükseltmek, mesleki etik ve profesyonellik bilincini güçlendirmek için çalışıyoruz. Bu çabalarımız doğrultusunda,&nbsp;hikayelerinizde&nbsp;<a></a>Halkla İlişkiler ve İletişim Profesyonelikarakterlerini tasarlarken mesleğin gerçek kapsamını ve stratejik sorumluluklarını göz önünde bulundurmanızın önemli olduğuna inanıyoruz<a></a><a></a>. Mesleğimizin doğru konumlanması ve toplumda anlaşılır bir şekilde temsil edilmesi adına sizlere destek olmaktan memnuniyet duyacağımızı belirtmek isteriz.&nbsp;İzleyicilere mesleği yalnızca yüzeysel veya olumsuz klişeler üzerinden tanıtmak yerine, stratejik, yaratıcı ve toplumsal katkısı olan yönlerini göstermek hem izleyici eğitimine hem de mesleğin algısına değerli katkı sağlayacaktır.</p>



<p><a></a><a></a>Halkla İlişkiler ve İletişim Profesyoneli&nbsp;karakteri tasarlarken biz profesyonellerden alacağınız bilgi ve destekle belki de çok daha cazip senaryo hikâyeleri üretebilir, iletişimin güçlü yapısını projelerinizde hissedilir bir farkla sunabilirsiniz.&nbsp;Her daim iş&nbsp;birliğine açık olduğumuzu belirtir, gereğinde sizlerle bir&nbsp;araya gelmekten mutluluk duyarız.&nbsp;</p>



<p>Göstereceğiniz hassasiyet için şimdiden teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dileriz.</p>



<p>Saygılarımızla,</p>



<p><strong>Türkiye Halkla İlişkiler Derneği (TÜHİD)</strong></p>



<p>​</p>



<p><strong>TÜHİD&nbsp;</strong><strong>&#8211;&nbsp;</strong><strong>Türkiye Halkla İlişkiler Derneği</strong></p>



<p><strong>T:</strong><strong>&nbsp;</strong>+90&nbsp;212 258 02 07&nbsp;<strong>F:</strong><strong>&nbsp;</strong>+90&nbsp;212 261 53 44&nbsp;<strong>E</strong><strong>:</strong><strong>&nbsp;</strong><a href="mailto:bilgi@tuhid.org">bilgi@tuhid.org</a><br><a href="http://www.tuhid.org/">www.tuhid.org</a>&nbsp;|&nbsp;<a href="http://www.altinpusula.org/">www.altinpusula.org</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.filmyap.org/konu-diziler-ve-filmlerde-halkla-iliskiler-meslegi-ve-prci-tanimi-hakkinda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sinema Etkinlikleri Klavuzu Ağustos 2025</title>
		<link>https://www.filmyap.org/sinema-etkinlikleri-klavuzu-agustos-2025/</link>
					<comments>https://www.filmyap.org/sinema-etkinlikleri-klavuzu-agustos-2025/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Aug 2025 20:20:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YK Duyuruları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.filmyap.org/?p=2841</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<iframe class="wonderplugin-pdf-iframe" src="https://www.filmyap.org/wp-content/plugins/wonderplugin-pdf-embed/pdfjslight/web/viewer.html?v=2&disabledownload=1&disableprint=1&disabletext=1&disabledoc=1&disableopenfile=1&disabletoolbar=1&disablerightclick=1&file=/wp-content/uploads/2024/11/sinemaetkinlik.pdf" width="100%" height="600px" style="border:0;"></iframe>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.filmyap.org/sinema-etkinlikleri-klavuzu-agustos-2025/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SİNEMANIN SANAT VE ENDÜSTRİ ARASINDAKİ YOLCULUĞU</title>
		<link>https://www.filmyap.org/sinemanin-sanat-ve-endustri-arasindaki-yolculugu/</link>
					<comments>https://www.filmyap.org/sinemanin-sanat-ve-endustri-arasindaki-yolculugu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 28 Jun 2025 12:04:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.filmyap.org/?p=2836</guid>

					<description><![CDATA[“Zamanın içine yerleşmiş ve sürekli değişen olguları ve olayları yakalamadaki gücü, mükemmelliği ve acımasızlığı sinemayı başka herhangi bir sanat dalıyla karşılaştırmayı imkânsız hale getiriyor”&#160;(Tarkovski, 2008, s.54)<span class="excerpt-hellip"> […]</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><a></a><a></a><em>“Zamanın içine yerleşmiş ve sürekli değişen olguları ve olayları yakalamadaki gücü, mükemmelliği ve acımasızlığı sinemayı başka herhangi bir sanat dalıyla karşılaştırmayı imkânsız hale getiriyor”&nbsp;</em><strong><em>(</em></strong><strong><em>Tarkovski</em></strong><strong><em>, 2008, s.54)</em></strong></p>



<p><strong>SİNEMANIN SANAT VE ENDÜSTRİ ARASINDAKİ YOLCULUĞU</strong></p>



<p>Sanayi Devrimi ile birlikte büyük toplumsal, ekonomik ve siyasal dönüşümlerin yaşandığı bir dönemde ortaya çıkan sinema hem bu dönüşümlere hem de kendi evrimine tanıklık etmiştir. Daha önce hiçbir sanat dalının ulaşamadığı ölçüde gerçekliğe yaklaşabilme yetisiyle sinema, anlatım olanaklarının genişliği sayesinde güçlü bir ifade aracı haline gelmiştir.&nbsp;<strong>Bu yönüyle hem endüstriyel bir ürün hem de sanatsal bir etkinlik olarak konumlanır.</strong></p>



<p>Sinemanın dili; renk, ışık, ses, kurgu, kamera hareketleri ve açılar gibi unsurların yanı sıra simgesel imgeler aracılığıyla kurulur. Bu bağlamda sinematografi, yalnızca zamanı yeniden kurmakla kalmaz; mekânı, duygu ve düşünceleri de dönüştürür. Görüntünün sahneleme yoluyla düzenlenmesi; kostüm, dekor, makyaj ve efektlerin yönetmen bakış açısıyla yeniden biçimlendirilmesi, gerçeklikten düşe, düşselden simgesel boyuta geçişi mümkün kılar. Böylece yönetmen, sinemasal mekân anlayışını oluşturur.</p>



<p>Sinemanın gelişimi süresince farklı kuramlar ve akımlar, anlatım öğelerinin çeşitliliği ve bu öğelere verilen önem doğrultusunda şekillenmiştir. Her biri farklı bakış açılarını savunan kuramcılar ve sinemacılar, bu sanat dalının evrimini şekillendirmiş ve sinemayı “<strong>Yedinci Sanat</strong>” olarak konumlandırmıştır.</p>



<p>Günümüzde sinema; türleri, anlatı yapıları ve hedeflediği kitleler doğrultusunda çeşitlilik gösterir. En yaygın ayrım ise&nbsp;<strong>Ticari Sinema</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Sanat Sineması</strong>&nbsp;olarak öne çıkar:</p>



<p><strong>Ticari Sinema</strong>&nbsp;(<em>Anaakım</em><em>&nbsp;/ Hollywood Sineması</em>),&nbsp;izleyiciyi eğlendirme, geniş kitlelere ulaşma ve<strong>ekonomik kazanç sağlama</strong>&nbsp;amacıyla şekillenir. Işık, ses, kurgu, oyunculuk ve diğer teknik unsurlar yüksek profesyonellikle sunulur. Hollywood, bu yapının merkezinde yer alarak küresel ölçekte sinema endüstrisinin öncüsü konumundadır. Büyük bütçeli, yüksek tempolu, genellikle popüler türlere ait filmler bu anlayışın ürünüdür.&nbsp;Filmlerin amacı,&nbsp;<strong>izleyicilerin para harcamasını sağlamak ve kâr elde etmektir</strong>. Ticari sinema, genellikle özet olarak işlenen ya da çoğunlukla popüler türler tarafından temsil edilen filmleri kapsar.&nbsp;Özetle;&nbsp;<strong>kazanç odaklı bir endüstridir.</strong></p>



<p><strong>Sanat Sineması</strong>&nbsp;ise&nbsp;<strong>kâr amacı gütmeyen</strong>, yaratıcı ve özgün anlatımı önceleyen bir yaklaşımdır. Bireyin iç dünyasını, psikolojik derinliklerini ve toplumsal açmazlarını irdeleyen çok katmanlı hikâyelere yer verir. Avrupa sineması bu anlamda öncü örnekler sunmuş; insanı bilinmeyen yönleriyle keşfe çıkan anlatılar ortaya koymuştur. Bu sayede, toplumda az bilinen ya da görünmeyen gerçeklikler filmler aracılığıyla kitlelere ulaştırılmıştır. Bu yönüyle sinema, etkili bir&nbsp;<strong>kitle iletişim aracı</strong>&nbsp;haline gelmiştir.</p>



<p><strong>Lumière</strong><strong>&nbsp;</strong><strong>Kardeşler</strong>’in&nbsp;“<strong>La&nbsp;</strong><strong>Sortie</strong><strong>&nbsp;de&nbsp;</strong><strong>l’usine</strong><strong>&nbsp;</strong><strong>Lumière</strong><strong>&nbsp;à Lyon</strong>” filmiyle başlayan sinema tarihi, zamanla sadece bir eğlence aracı değil; kültürel, estetik ve düşünsel bir platform olarak da gelişmiştir. Sanata ilgi duyan bireyler, bu alanın eğitimini alarak yeteneklerini sinema yoluyla ifade etmeye başlamış, böylece sinema daha etkili ve kitlesel bir sanat dalı haline gelmiştir.</p>



<p>Bugün sinema sadece merkez ülkelerde değil; sınırlı kaynaklara sahip çevre ülkelerde de üretim yapılabilen bir ifade aracıdır. Büyük bütçelere sahip ülkeler aksiyon, bilim-kurgu, animasyon&nbsp;ya da epik türlere yönelirken; ekonomik kaynakları kısıtlı olan ülkeler daha çok birey merkezli,&nbsp;minimalist&nbsp;ve kültürel derinliği olan anlatılar üretmektedir.&nbsp;<strong>Bu durum, sinemanın yalnızca bir endüstri değil; aynı zamanda bir kültürel hafıza aracı olduğunu da kanıtlar.</strong></p>



<p>Sonuç olarak, sinema tarihinde “<strong>T</strong><strong>icari</strong><strong>&nbsp;S</strong><strong>inema</strong>” ve “<strong>S</strong><strong>anat&nbsp;</strong><strong>S</strong><strong>ineması</strong>” ayrımı, farklı anlatı biçimlerinin ve amaçlarının ifadesidir. Bu ikilik, kimi zaman farklı terimlerle ifade edilse de özünde aynı çerçeveye oturur. Bugün yerli ve uluslararası festivallerden sinema ödüllerine kadar pek çok etkinlik bu ayrım temelinde değerlendirme yapar. Sinema, içinde bulunduğu çağın hem tanığı hem de anlatıcısı olmaya devam etmektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.filmyap.org/sinemanin-sanat-ve-endustri-arasindaki-yolculugu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>SİNEMADA KOLEKTİF İMZA,KOLEKTİF FAYDA.</title>
		<link>https://www.filmyap.org/sinemada-kolektif-imzakolektif-fayda/</link>
					<comments>https://www.filmyap.org/sinemada-kolektif-imzakolektif-fayda/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Dec 2024 06:41:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Proje Duyuruları]]></category>
		<category><![CDATA[YK Duyuruları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.filmyap.org/?p=2829</guid>

					<description><![CDATA[“Biz bu filmi birlikte yaptık” Evet birlikte yaptık ve bunu siz de biliyorsunuz. Ön ve arka jeneriklerimizde bu filme her kim emek ve katkı vermişse, desteklemişse<span class="excerpt-hellip"> […]</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>“Biz bu filmi birlikte yaptık”</strong></p>



<p>Evet birlikte yaptık ve bunu siz de biliyorsunuz. Ön ve arka jeneriklerimizde bu filme her kim emek ve katkı vermişse, desteklemişse adı soyadı ve görevi&nbsp;eksiksiz yazmıyor mu?</p>



<p>Dünyadaki hangi ürün tüm emekçilerinin adlarını belirtir ki?&nbsp;</p>



<p>Sinema kolektif üretim alanımızdır. Her&nbsp;bireyin&nbsp;katkısı çok değerlidir. Film bittikten sonra da jeneriklerinde tüm çalışanlar deşifre edildiğinden;&nbsp;topyekûn sahip çıkılan, gurur duyulan bir eser haline dönüşür.</p>



<p><strong>Kısaca hatırlayalım:</strong></p>



<p>Film bilindiği üzere üç aşamada üretimini tamamlar. Ön hazırlık (pre&nbsp;production), çekim (production), çekim sonrası (post&nbsp;production). Çekimleri tamamlanan film&nbsp;tüm çalışanlarının imzasıyla (jenerik)&nbsp;neredeyse bir asır sürecek ticari yolculuğuna çıkar.</p>



<p>Bir filmin oluşabilmesi için öncelikle özgün bir hikâye sonrasında senaryo yazılması gerekir. Yapımına karar verilen filmin senaryosu bir yönetmenin maharetli ellerine teslim edilir ve süreç başlar.</p>



<p>Yapım ekipleri&nbsp;yapımcı&nbsp;tarafından,&nbsp;her şey başlamadan önce kurulur. Her şey bitene kadar da filmden sorumludurlar. “<strong>Yapımcı kurduğu setten belli olur</strong>” diyerek “<strong>aslan yattığı yerden belli olur</strong>” deyimine gönderme yapabiliriz.</p>



<p>Set öncesinden başlayıp filmin vizyon sürecine kadar çalışan ekiplerin tüm ihtiyaçlarını hazır etmek,&nbsp;yapım ekiplerinin sorumluluğundadır. Güvenlikten sağlığa, iaşeden ibateye,&nbsp;teknik ihtiyaçlardan günlük ihtiyaçlara kadar her şeyin önceden düşünülmesi yapım ekiplerinin asli görevidir.&nbsp;Özetle “<strong>z</strong><strong>or bir meslek olan filmciliği kolaylaştırmak için çaba sarf etmek</strong><strong>,</strong><strong>yapım ekiplerinin&nbsp;</strong><strong>varoluş nedenidir</strong>” desek yanlış olmaz.</p>



<p><strong>Peki ya sonra ne olur?</strong></p>



<p>Film biter herkes bir başka filmde görüşmek üzere vedalaşır. O ana kadar kolektif düzeni kurmak ve yürütmekle sorumlu olan yapım ekiplerinin görevi biter mi?&nbsp;Elbette ki bitmez. Hele yapımcının görevi hiç bitmez. Artık onca emek, onca yaratıcılık, onca umut artık yapımcıya emanettir. Yapımcı filmin ticari dolaşımı ile birlikte yaratıcılarının mali ve manevi haklarını da korumak ve gözetmekle yükümlüdür.&nbsp;İşte FİLMYAP tam da bu noktada misyon üstleniyor.</p>



<p><strong>FİLMYAP bu alanda nasıl bir misyon üstleniyor?</strong></p>



<p>“Telif Hakkı” olarak bilinen yaratıcının sahipliği diğer tüm fikir ve sanat eserlerinde olduğu gibi sinemada da yaşamsal önem taşımaktadır. Bern anlaşmasına imza atmış olan ülkemizde FSEK (Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu) yürürlüktedir. Amerika ve Avrupa başta olmak üzere birçok gelişmiş ülkede telif hakları büyük ölçüde sorun olmaktan çıkarken ülkemizde sinema alanında bu süreç hala tartışma aşamasındadır.</p>



<p>İktisadi&nbsp;değer&nbsp;taşıyan, fikrî emek&nbsp;ürünlerini&nbsp;koruyan, Fikrî&nbsp;Mülkiyet&nbsp;Hukuku kapsamındaki Telif Hakları ve Sınai&nbsp;Mülkiyet&nbsp;Hakları kanunlarının eser ve&nbsp;buluş sahiplerince bilinmesini&nbsp;sağlamak&nbsp;amacıyla her&nbsp;türlü propaganda ve bilgilendirme organizasyonları yapmak,&nbsp;gerektiğinde&nbsp;danışmanlık&nbsp;yapmak, hak ihlalleri tespit&nbsp;edildiğinde&nbsp;müdahil&nbsp;sıfatıyla mahkemelere katılıp&nbsp;görüş vermek; TBMM ve kamu&nbsp;kuruluşlarınca&nbsp;yapılması&nbsp;öngörülen, Fikrî&nbsp;Mülkiyet&nbsp;Hukuku ve ilgili alanlarda mevzuat&nbsp;değişikliklerinde, yasa tasarısı komisyonlarına&nbsp;görüş bildirmek, komisyon toplantılarına katılım&nbsp;sağlamak, kanun koyucuya elinden gelen her&nbsp;türlü&nbsp;desteği&nbsp;vermek&nbsp;FİLMYAP için vazgeçilmez bir mücadele alanıdır.</p>



<p>FİLMYAP;&nbsp;Film Yapımcısı, Görsel Efekt ve Animasyon Filmi Yapımcısı, Film Müzikleri Yapımcısı, TV Yapımcısı/Yayıncısı, Reklam Filmleri Yapımcısı, Belgesel Film Yapımcısı, Tiyatro ve Sahne Sanatları Yapımcısı, Müzik Klipleri Yapımcısı, Radyo Programcısı, Afiş-Poster-Fotoğraf Yapımcısı, Sosyal Medya İçerik Yayıncısı, Dijital Sanatlar Yapımcısı, Dijital Oyun Yapımcısı,&nbsp;Yardımcı Yapımcı, Yapım Danışmanı, Uygulayıcı Yapımcı, Sorumlu Yapımcı, Ortak Yapımcı, Yapım Tasarımcısı, VFX Süpervizörü, Prodüksiyon Amiri,&nbsp;Lokasyon&nbsp;Sorumlusu, Birim Müdürü, Yapım Koordinatörü, Yapım Sonrası Sorumlusu, Film Dağıtımcısı, Sinema Salonu İşletmecisi, Film Gala Organizatörü, Film Basın Danışmanı, Film ve İçerik Satış Pazarlama Uzmanı, Dijital Platform Yönetim Ekipleri,&nbsp;Cast&nbsp;Direktörleri, Seslendirme-Dublaj Yapımcıları ve&nbsp;Yönetmenleri ve bağlı bağlantılı işlerde çalışan&nbsp;kişilerin kapsayıcı,&nbsp;<strong>birleştirici üst çatısı</strong>&nbsp;olmak yolunda&nbsp;faaliyet göstermektedir.</p>



<p>Sinema-televizyon ve bağlı sektörlerin tüm yasal ihtiyaçlarının giderilmesi, ülke olarak dünya sinemasında söz ve hak sahibi olmak amacıyla ülkemizde&nbsp;önce Sinema Yasası hazırlanıp yürürlüğe girmesi hemen ardından ise&nbsp;Sinema Bakanlığı kurulabilmesi için çalışmalar yapmak&nbsp;FİLMYAP’ın&nbsp;asli görevi kutsal mücadele alanıdır.</p>



<p>Zira her aşamasında yaratıcı katkıların yaygın ve etkin kullanıldığı ve tam bir kolektivizm örneği olan benzersiz sektörümüz hak ettiği mutluluğa ulaşmalıdır. Mutluluğa ulaşmanın ilk kuralı adil yaşam, adil paylaşımdır. Hak sahiplerinin hakları korunduğu müddetçe teşvik gören yaratıcılık had safhaya çıkarak tüm ekosisteme yüksek başarı ve yüksek ekonomik fayda sağlar.</p>



<p>Kaldı ki ülkemizde ihracat şampiyonu olan sektörümüzün dünya devi olmasına engel olan başlıca konu hak kaybıdır. Hak kayıpları giderildiği an itibarıyla ekosistemin tüm bileşenleri şahlanacaktır.&nbsp;<strong>Bunun için diyoruz ki FİLMYAP çatısı altında birleşelim.</strong></p>



<p><strong>Hadi gelin, toplanalım…</strong></p>



<p>Biz kavga için değil birlikte mücadele etmek için buradayız. Hiçbir kişi, kurum, meslek, STK ile çelişki içinde değiliz. Tam tersine ortak ihtiyaçlarımızın çatı temsilcisi olmak üzere karşınızdayız.&nbsp;</p>



<p>FİLMYAP&nbsp;sayesinde bilgiye ve deneyime hızlı erişiminin sağlanması, bu alanda faaliyet gösteren tüm ekosistemin dinamik bir iş birliği içinde çalışabilmesinin sağlanması,&nbsp;FİLMYAPüyelerinin birbirleriyle iletişim ve iş birliğini arttırıcı faaliyetlerde bulunmasının sağlanması suretiyle Türkiye sinema-televizyon sektöründeki yükselme hızına istikrar getirerek ilerlemenin en üst düzeye kavuşmasına çaba göstermek,&nbsp;gelişen&nbsp;dünyanın&nbsp;küreselatılımlarında ve mevcut kulvarlarda&nbsp;güçlü ve favori&nbsp;yarışmacı&nbsp;olmak,&nbsp;gerektiğinde&nbsp;sivil toplum&nbsp;kuruluşları&nbsp;arasında&nbsp;işbirliği&nbsp;çerçevesinde&nbsp;ülkemizin&nbsp;kulvar&nbsp;dışı&nbsp;kalmasını&nbsp;önleyicigirişimlerde&nbsp;bulunmak, sinema-televizyon&nbsp;endüstrisinin&nbsp;geliştirilmesi&nbsp;için&nbsp;araştırmalaryapmak, bu&nbsp;doğrultuda&nbsp;eğitim&nbsp;kurumları&nbsp;ve pazar&nbsp;araştırması&nbsp;kuruluşlarıyla&nbsp;ortak&nbsp;çalışmalaryürütmek,&nbsp;çalışkanlığı&nbsp;ve&nbsp;girişimciliğiyle&nbsp;bilinen&nbsp;ülkemizin&nbsp;sinema-televizyon alanında da dünyada lider konuma gelmesi&nbsp;için&nbsp;her&nbsp;türlü&nbsp;çabayı&nbsp;sarf etmek,&nbsp;ülkemizde sinema-televizyon alanlarında faaliyet&nbsp;gösteren&nbsp;tüm&nbsp;birey ve toplulukları desteklemek&nbsp;için&nbsp;eğitim&nbsp;alanları, tasarım ve yaratım merkezleri&nbsp;oluşturmak, hızlı bilgi&nbsp;erişimi&nbsp;sağlamak, sinema sektörünün nitelik ve nicelik olarak&nbsp;gelişimini&nbsp;sağlamak, bu&nbsp;amaçla&nbsp;üniversiteler, kamu kurum ve&nbsp;kuruluşları,&nbsp;diğer&nbsp;sivil toplum&nbsp;örgütleriyle&nbsp;ortak etkinlikler yapmak,&nbsp;küresel&nbsp;atılım ve&nbsp;açılımları&nbsp;takip ederek ekosistemimizin&nbsp;küresel&nbsp;pazarlardaki rekabet&nbsp;gücünü arttırmakmisyonuyla&nbsp;<strong>sektörümüzün en büyük sivil toplum kuruluşu</strong>&nbsp;olabilmemiz için tüm paydaşlarımızı derneğimize davet ediyoruz.</p>



<p><strong>FİLMYAP Film ve Görsel Efekt Yapımcıları Derneği</strong></p>



<p><strong>5. Dönem Yönetim Kurulu</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.filmyap.org/sinemada-kolektif-imzakolektif-fayda/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Medya Çalışmalarında Medyumu İncelemek İçin Yeni Bir Yöntem: Medya Arkeolojisi</title>
		<link>https://www.filmyap.org/medya-arkeolojisi/</link>
					<comments>https://www.filmyap.org/medya-arkeolojisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Nov 2024 10:06:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.filmyap.org//?p=2474</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.filmyap.org/medya-arkeolojisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üyelerimize Mektup</title>
		<link>https://www.filmyap.org/uyelerimize-mektup/</link>
					<comments>https://www.filmyap.org/uyelerimize-mektup/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Nov 2024 17:13:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YK Duyuruları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.filmyap.org//?p=2503</guid>

					<description><![CDATA[ÜYELERİMİZE MEKTUP Değerli arkadaşlarımız. Bildiğiniz üzere 25.03.2024 tarihinde yapılan genel kurulumuz sonrasında oy birliği ile kabul edilen yeni tüzüğümüze uygun adaptasyonlar yapmak zamanımızı aldı. Örneğin derneğimizin<span class="excerpt-hellip"> […]</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>ÜYELERİMİZE MEKTUP</strong></p>



<p><strong>Değerli arkadaşlarımız.</strong></p>



<p>Bildiğiniz üzere 25.03.2024 tarihinde yapılan genel kurulumuz sonrasında oy birliği ile kabul edilen yeni tüzüğümüze uygun adaptasyonlar yapmak zamanımızı aldı. Örneğin derneğimizin yeni adının bankalara, vergi dairelerine çeşitli kurum, kişi ve kuruluşlara tanıtılması, akreditasyonlar, yeni üyelerimizin kabulü, sosyal medya ve internet hesaplarımızın değiştirilmesi ve bunun gibi yüklü işlerimizi hafifletelim de sizlerle yeni dönemdeki ilk haberleşmemizi öyle yapalım istedik.</p>



<p>06.01.2012 tarihinde <strong>Televizyon ve Sinema Filmi Yapımcıları Derneği</strong><strong> (TESİYAPDER) </strong>adıyla kurulmuş olan derneğimiz, 25.03.2024 tarihinde <strong>Film ve Görsel Efekt Yapımcıları Derneği</strong> <strong>(FİLMYAP)</strong> adını aldı. Son genel kurulumuzda oy birliğiyle kabul edilen yeni tüzüğümüz <a href="https://filmyap.org/tuzuk/">https://filmyap.org/tuzuk/</a> linkinde mevcuttur. Detaylıca okumanızı ısrarla tavsiye ederiz. Zira <strong>“sektörümüzün en büyük sivil toplum kuruluşu olmak için”</strong> gereken tüm yasal mevzuat ve işleyiş tüzüğümüze eklendi, onaylandı ve artık yürürlükte. Eski tüzüğümüz; doğası gereği üyelikleri sınırlamışken, bu defa neredeyse tüm sektörümüzü kapsayıcı ve birleştirici olabilmek için bazı minik sınırlar dışında üye olmayı kolaylaştırdı.</p>



<p>Artık derneğimize yalnızca Sinema Filmi ve Televizyon Filmi Yapımcıları değil;</p>



<p>Sinema Filmi Yapımcısı, Görsel Efekt ve Animasyon Filmi Yapımcısı, Film Müzikleri Yapımcısı, TV Program Yapımcısı/Yayıncısı, Reklam Filmleri Yapımcısı, Belgesel Film Yapımcısı, Tiyatro ve Sahne Sanatları Yapımcısı, Müzik Klipleri Yapımcısı, Radyo Programcısı, Afiş-Poster-Fotoğraf Yapımcısı, Sosyal Medya İçerik Yayıncısı, Dijital Sanatlar Yapımcısı, Dijital Oyun Yapımcısı, Yardımcı Yapımcı, Yapım Danışmanı, Uygulayıcı Yapımcı, Sorumlu Yapımcı, Ortak Yapımcı, Yapım Tasarımcısı, VFX Süpervizörü, Prodüksiyon Amiri, Lokasyon Sorumlusu, Birim Müdürü, Yapım Koordinatörü, Yapım Sonrası Sorumlusu, Film Dağıtımcısı, Sinema Salonu İşletmecisi, Film Gala Organizatörü, Film Basın Danışmanı, Film ve İçerik Satış Pazarlama Uzmanı, Dijital Platform Yönetim Ekipleri, Cast Direktörleri, Seslendirme-Dublaj Yapımcıları ve yönetmenleri üye olabilecektir. Bu sayede sektörümüzün hatırı sayılır bölümünün üye olmasını kolaylaştırırken <strong>en büyük sivil toplum kuruluşu</strong> olmanın da yolunu açtık.</p>



<p>Peki neden bu kadar geniş bir kitle örgütü olmaya kara verdik?</p>



<p>Sektörümüz son 10 yılda önemli sıçramalarla sivil toplum bilincine kavuşmaya başladı. Başta telif hakları olmak üzere çalışma koşulları, sosyal haklar, ücret artışları gibi temel sorunları giderebilmek için mesleki dayanışma çabaları görünür hale geldi. Elbette tüm bu çabaların çeşitli olumlu sonuçları olduğu kadar bazı mesleki çatışmalara yol açtığı da görülüyor. Burada sizlerin de çok iyi bildiği çatışmalardan söz etmeyeceğiz. Bizim odaklandığımız nokta; sektörümüzün topyekûn hakkettiği hedeflere ulaşmasına çalışmaktır. Bu nedenledir ki amacımız; tüm sivil toplum kuruluşlarımıza aynı mesafede olmak, hedefi birlikte görmek ve ona ulaşmak için en büyük güç haline dönüşmektir.</p>



<p>En büyük güç kavramı neye ve kime karşı sorusunu içinde barındırmaktadır. Ülkemizde diğer gelişmiş ülkelerden farklı olarak sektörümüz; Kültür ve Turizm Bakanlığı içindeki bir Genel Müdürlük seviyesinde temsil edilmektedir. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) isimli genel bir yasa dışında sektörümüzün yararlanacağı kapsamlı bir yasa bulunmamakta, hak arayışlarımızı Türk Ticaret Kanunu, Medeni Hukuk, Ceza Hukuku gibi her vatandaşın temel haklarını kapsayan genel hukuk çerçevesinde bulmaya çalışmaktayız. Oysaki tüm dünyada yaratıcı endüstrilerin başat oyuncusu, vazgeçilmezi olarak kabul gören bu alana; kendine has yasa gerekmektedir. Turizm kendi başına bizlerden ayrı dinamikler taşırken, Geleneksel Kültür ve Sanat; gelişmeye değil, korunmaya ihtiyaç duyan bir alandır. Sektörümüz ise; tüm ekosistemleri etkileyen ilerici yapısıyla, dünyanın ve insanlığın gelişimine öncülük eden bilime dahi, öngörüleriyle katkı sağlayan yaratıcı bir yapıdır. Dolayısıyla T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı sektörümüze yeterli olamamaktadır. Sektörümüz ve yaratıcı endüstriler ekosistemi kendi dinamiklerine uygun bir bakanlığa kavuşmalıdır.</p>



<p>FİLMYAP; sektörümüzün öncelikli ihtiyacının “Sinema Yasası” çıkartılması olduğunu düşünmektedir. Kendine uygun kanunlarla korunan bir sektöre sahip olmamız halinde; gelişen dünyanın küresel atılımlarında ve mevcut kulvarlarda güçlü̈ ve favori yarışmacı olabiliriz. Böylelikle yetişmiş bireylere, üstün yaratıcılıklara ve dev bütçelere erişimimiz kolaylaşacaktır. Nihai amacımız ise ülkemizde siyasi erkten etkilenmeyen, tamamen sektör dinamikleri ile yürütülen bir Bakanlık; “Sinema Bakanlığı” kurulmasıdır.</p>



<p>Yolumuzun uzun olduğunu biliyoruz ancak her aşamasının iyi planlanması, başta üyelerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımızın tam desteğinin alınmasıyla verimli geçeceğini ve artı değerler biriktirerek ilerleyeceğimizden eminiz.</p>



<p>FİLMYAP olarak tüm bu yolculuğun yol haritasını çizmek için “MANİFESTO” taslak çalışmalarımıza başladık. Mümkün olan en kısa zamanda taslağımızı önce üyelerimizle paylaşarak FİLMYAP yönünden nihai metnine kavuşmak, sonrasında FİLMYAP liderliğinde, tüm sektör bileşenlerimizle birlikte; “TÜRK SİNEMASI MANİFESTO ÇALIŞTAYI” sürecine geçmeyi arzu ediyoruz.&nbsp; Bu konuyu ilerleyen zamanlarda sizlerle detaylarıyla paylaşıp bilgilendireceğiz.</p>



<p><strong>Değerli arkadaşlarımız.</strong></p>



<p>Bu genel bilgilendirme metnimizin sonrasında Projelerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyemiz Dr. Ayşe Erol; sizlere yürütmekte olduğumuz projelerimiz hakkında geniş bilgi içeren notlarını paylaşacak. Genel Sekreterimiz Erdoğan Erdoğdu; derneğimizin resmi işleri hakkında bilgilendirme notlarını paylaşacak. Yönetim Kurulu Sayman Üyemiz Aylin Birmeç Kozan; derneğimizin mali konuları hakkında bilgilendirme notlarını paylaşacak. Derneğimiz Görsel Efekt alanında bireysel katılıma açık bir dernek olduğundan Görsel Efekt Süpervizörü ve Yapımcısı Derneğimiz Başkan Yardımcısı Serkan Semiz; bu alandaki acil planlarımız hakkında bilgilendirme notlarını paylaşacak. Tabii ki Üye İlişkilerinden Sorumlu Yönetim Kuru Üyemiz Renan Bilek; ilk geniş üye toplantımızı yapacağımız yeri ve tarihi duyuracak.</p>



<p>İnternet sitemiz henüz yapım aşamasında; <a href="https://filmyap.org/">https://filmyap.org</a> Sitemizde şimdilik tüzüğümüz, üyelik başvurusu alanı, sosyal medya hesaplarımızın linkleri ve banka hesap numaramız mevcut. Sizlerden öncelikli talebimiz; tüzüğümüzü okumanız ve yeni üye kazanımlarımız için destek olmanızdır.</p>



<p>Bitirmeden önce birkaç bilgi daha vermek istiyoruz. Müellifi FİLMYAP olan, UNDP (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı) ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema genel Müdürlüğü ortaklığıyla yukarıda bahsettiğimiz hedeflerimizin ilk adımları olarak belirtebileceğimiz Avrupa Birliği Projesi hazırlayarak ön başvurusunu tamamladık. NETFLIX ile prensipte ortak eğitim programı üzerine anlaştık. Pek yakında imza altına alınacağını düşünüyoruz. Millî Eğitim Bakanlığı ile prensip toplantısı yaparak, sinema ve bileşenlerinin özel eğitim programlarına alınması için proje geliştirme çalışmalarına başladık.</p>



<p>Bu teaser haberlerimizden sonra yeniden görüşene dek “hoşça kalın” diyor şimdiden katacağınız değerler için FİLMYAP adına teşekkür ediyoruz.</p>



<p><strong>FİLMYAP 5.Dönem Yönetim Kurulu</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="353" height="352" src="https://www.filmyap.org//wp-content/uploads/2024/11/d.png" alt="" class="wp-image-2531" style="width:200px" srcset="https://www.filmyap.org/wp-content/uploads/2024/11/d.png 353w, https://www.filmyap.org/wp-content/uploads/2024/11/d-300x300.png 300w, https://www.filmyap.org/wp-content/uploads/2024/11/d-150x150.png 150w, https://www.filmyap.org/wp-content/uploads/2024/11/d-75x75.png 75w" sizes="(max-width:767px) 353px, 353px" /></figure>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.filmyap.org/uyelerimize-mektup/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>FİLMYAP Üyesi Olmak</title>
		<link>https://www.filmyap.org/fimyap-uyesi-olmak/</link>
					<comments>https://www.filmyap.org/fimyap-uyesi-olmak/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Nov 2024 17:13:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YK Duyuruları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.filmyap.org//?p=2501</guid>

					<description><![CDATA[FİLMYAP Üyesi Olmak! Sevgili FİLMYAP üyesi dost ve meslektaşlarımız. Öncelikle kendimi tanıtarak başlayayım.Ben Renan Bilek. Müzisyen, Oyuncu, Gazeteci ve Yapımcı olarak sektörümüzde faaliyet gösteriyorum. BİROY (Sinema<span class="excerpt-hellip"> […]</span>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>FİLMYAP Üyesi Olmak!</strong></p>



<p>Sevgili FİLMYAP üyesi dost ve meslektaşlarımız. Öncelikle kendimi tanıtarak başlayayım.<br>Ben Renan Bilek. Müzisyen, Oyuncu, Gazeteci ve Yapımcı olarak sektörümüzde faaliyet gösteriyorum. BİROY (Sinema Oyuncuları Meslek Birliği) Başkanı ve YEKON (Yaratıcı Endüstriler Konseyi) Sinema ve Telif Hakları Komisyonu üyesiyim.</p>



<p>FİLMYAP 5. Dönem Yönetim Kurulu Üyesi olarak üye ilişkileri sorumluluğu yürüteceğim. Sizlerle yüz yüze tanışmadan önce (elbette aranızda tanıdığım epeyce arkadaşım bulunmakta) yeni tüzüğümüz ve yeni yönetimimizin öngördüğü üzere derneğimizin üyelerinin hangi vizyonda birleşmek istediğini, FİLMYAP üyesi olmanın getirdiği sorumluluklar ve oluşturacağı konfor alanlarını sizlerle paylaşmak istiyorum.</p>



<p>Bizler tüm ekosistemimizin faydası için sektör içi kavgadan, itişmeden, çekişmeden uzak kalmalıyız. Zira FİLMYAP iki büyük hedefe odaklanmış, bu hedeflere ulaşıldığında tüm sektörümüzün sorunlarına çare bulunacağına inanan bir politikaya sahiptir. Sektör içi ayrışmaların yalnızca çeşitlilik olduğuna, asla bir çekişme olmaması gerektiğine inanırız. Nasıl ki “biz bu filmi birlikte yaptık” derken kimseyi ayırmadan kolektif emeğimizle üretiyor ve jeneriklerde anılıyorsak aynı ruhun FİLMYAP üyelerinin davranışlarında yer etmesini istiyoruz.</p>



<p>Büyük hedefte buluşabilmek için üyelerimize çeşitli konfor alanları, prestij ve gelişim alanları yaratmak istiyoruz. Sonraki yazılarımda sizlere oluşturulan bu alanlarla ilgi bilgiler vereceğim. Kısaca bahsedeyim; bilgiye erişim, sinema salonlarında filmlere erişim, mesleki eğitim, yatırımcıya erişim, uluslararası sisteme erişim, topluluk içi erişim, mesleki fırsatlara erişim, vize kolaylığı, ürün-hizmet alanlarında indirim fırsatları, mesleki seyahat ve konaklama indirim olanakları gibi birçok alanda FİLMYAP üyesi olmanın avantajlı dünyasında konfor ve prestij alanları oluşturacağız.</p>



<p>Hedeflerimize ulaşmak adına sektörümüzün tüm bileşenleriyle bir araya gelerek “TÜRK SİNEMASI MANİFESTO ÇALIŞTAYI” örgütleyebilmek için üyelerimiz arasından mesleki komisyonlar oluşturacağız.</p>



<p>İşin özü “<strong>sektörümüzün en büyük sivil toplum kuruluşu olmak için</strong>” çok çalışacağız. Ama çalışırken ayrıca mesai harcamayacağız. Sadece işimizi doğru yaparak, sektör içi kavgadan, itişmeden, çekişmeden uzak durarak başaracağız. Derneğimiz gönüllülerin yanı sıra profesyonellerin de yoğun emeğine ihtiyaç duymaktadır. Bu alanda bütçe desteğini proje yönetimi bölümümüzden sağlayacağız.</p>



<p>Pek yakında geniş katılımlı üye buluşması olana kadar kalın sağlıcakla.</p>



<p><strong>Renan Bilek</strong></p>



<p>5. Dönem FilmYap Yönetim Kuru Üyesi</p>



<ul start="5" class="wp-block-list">
<li></li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.filmyap.org/fimyap-uyesi-olmak/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
